Zeytinyağının Tarihteki Yeri

Zeytin ve zeytinyağı, kadim besin maddelerindendir ve eski çağlardan beri insanoğlu zeytinin nimetlerinin değerli bir hazine olduğunun farkındadır. Zeytin meyvesine tüm kutsal kitaplarda ve birçok efsanede yer verilmiştir. Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlardan beri yapıldığı düşünülmekte ve “zeytin ağacı bütün ağaçların ilkidir” denilmektedir. Günümüzde batı dillerinin tamamında değişik söyleyişleri bulunan  ‘oil’ kelimesi de, eski Yunanca’da zeytin ağacı anlamına gelen “eleia” kelimesinden türemiştir.

Tarihte İlk Zeytinyağı İzleri

Ege denizi’ndeki Santorini adasında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda, 39 bin yıllık yabani zeytin yaprağı fosilleri, Kuzey Afrika’daki Sahra Bölgesi’nde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise Milattan Önce 12 bin yılına ait zeytin ağacı verileri bulgularına rastlanmıştır. Suriye sınırları içerisinde, zeytin  meyvesinin tarımsal anlamda ilk kontrollü kullanımına ilişkin  tarihi MÖ 6.000 yılına dayanan tarihi bilgilere rastlanmıştır. 2004 yılında, İsrail’in kuzeyindeki En Zippori bölgesindeki anayol çalışmaları esnasında bulunan M.Ö 5800’lerden kalma kil çanaklardan ise zeytinyağı tortusu olduğu tespit edilmiştir.Bu bulgu sayesinde 6 ila 8 bin yıl öncesine uzandığı düşünülen ilk zeytinyağı üretiminin tarihi de kesinlik kazandı. Zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan’ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir.